BUZDAN KEMİK

kaya koruğu tadında bir nisan akşamı
süreyya ile şairin bahçesindeyiz
göksu dallarıyla saklı 

ağustosta incir balı yiyeceğiz, şart oldu 
şiirin imbikten geçirilmesi, sana yırtılan yolların
aşırılması yaz sabıkalı dağlardan

anlaşıldı, japon güllerinden sonra 
küstüm çiçekleri saracak dost yanımızı
düşman çatlatacağız

gün ağartısını beklerken, kristal düşlerimiz
turfanda bir karanlığın koynuna atılacak
kırılan her kadeh kanatacak balkonda
ayak bastığımız sözlerin kıyısını

emeğimde inatçı bir nehir uğultusu
azalan bir seyir izlese de bu dem su

aklımda hatıra ormanında koşuşturan
o el değmemiş ilkyazın hercai kelebek anısı
çiçekten çiçeğe makro görüntülenen

süreyya ile saklıbahçe'de kuşatılmışız
erkenci bir yalnızlığın acımasızlığında

ah, dilimizdeki buzdan kemik bir erise!

A.Uğur Olgar

[ Alaz Dergisi, 2007 ] 

  
                  







Şiirler / AnaSayfa