KAN TAŞI

hızlı tren penceresinden sarkan, ölü
rüzgar nasıl canlanır, telgraf direkleri
sayıldıkça, boncuk boncuk terler abaküs

günce tutulur kalkamaz ayağa

acı biber tadındadır ayrılıklar
güz günleri gibi kısalır yakıp çektirdikçe

yaslanır arkasına kan tüküren ağız
bıçağın sırtını sıvazlar mora saplandıkça
öpülecek dudaklar

hasret seruma bağlanır acil koğuşunda
kuzeyden gelen çınar esintisi köy arar
hiçbir kan taşı kesmez yazısını
şair alnının

neden alır başını gider kavuşmaya ramak kala
her suya inen zamansız tren 

A.Uğur Olgar

[ Dize, Sayı: 130 ]
 
AnaSayfa