MADRİGAL SU

avare şarkı lal dolaşıyor bir hintli suyun dilinde
reenkarnasyonum ganj küllerinden olsun, söyleyin
çatanadan ayaklarını sarkıtan yoksul tanrıya

kaşlarını çatan adamlarla aç karna yakılan o şarkı
ah, sabahlara kadar sürüyor nehre savrulmadan önce

sangam çok evvel yaşadığım bir aşkı hatırlatıyor
unutabilmek'çin seddini aştığım düşkenceleri

sonra yeni bir renk keşfetmek üzre kaçıncı tırmandım
o dağın yağmurkuşağı ebemden mi yadigar kaldı
neden üşümenin saydam olduğunu bilemedim
neden anlatmadılar raj'ın çocukluğunun titrediğini
elleri başkaldırıyorken

bu su, akarken birden duruluveren deniz sözlü
beni ortaçağ madrigallerine götürüyor, ne yapsam
durduramıyorum venedik'in ıslak sokaklarındaki
gondol cefalarını

çizgili bir zaman gömleği giyiyorum, günleri kısalmış
bedenim uzun görünsün diye, eli kancalıya
bütün arkebüzleri boşaltıyorum
yine de buharlaşıyor bildiğim sular

sessizce okşanıyorum bir muson yelince

A.Uğur Olgar

[ 'Göğe Bakma Durağı' Dergisi, 2007 ] 

  
                  







Şiirler / AnaSayfa