SOĞUDUĞUNDA VOLKANİK ÖFKEM

dudak izin kalır. 
arkamdan bakakaldığın yol ayrımında
bir ton koyu düştüğünde gölgenin rengi
durup öpmek isterim hohlanmış bir hayatın
camda bıraktıklarını

dönüp bakmadan uzaklaşırım. nehrin
denize döküldüğü yerini severim en çok 
bilirsin, bir de ağzından ilk kaynayan sözlerin
düşme eğilimini. 

dağ deyince kağıdımda erciyes yükselir
bütün yazdıklarıma tepeden bakarım,
bakarsın bir gün öğrenirim geri gelmesini
soğuduğunda volkanik öfkem

sallamak isterim ellerimi  
yitirmeden önce zamanın ceplerinde, varsa
akrep, sokarsa işaret parmağımı
ondan mı gösteremem yere inen 
yağmurun gök yüzünü

son kertede aya keser
öte gün erteleri suya eklemlenerek, 
sayamam yıla yamanan mevsimleri, hep
dere kaçar çay yakalarım, ırmak
kurtulur denize sığınarak, bir tek
arkanda bıraktıkların ağlar, şakayık
saksısına küstüğünde beyaz açmasından
yıllanmış zambağın

her şey bir camın berisinde başlar, eteğini
sürüyerek yiter ötesinde. 

üzerinde silinmez bir iz
ne kadar öpülse de


A.Uğur Olgar

[ Mühür Dergisi , 2007 ] 

  
                  







Şiirler / AnaSayfa