TÜNEBAKAN

bir dikili şakayığı yok saksıda
balkon hiç bu kadar kelebeksiz kalmamıştı
renkkuşağı sarısız

öteki çiçeklerin yüzünden düşen bin parça
yaz nadasta, güze yolcu karınca ne kadar umarsız
tren ayırdıkça vagonlarını bir bir
sürüklendikçe yıllar yokuş aşağı

zarife hanım kaç kez söktü
soğuk düşüne ördüğü kazağı
hayatın teriyle yıkandıkça
çektikçe yürünen yollar

sol başparmağını basıyor yaprağa
sınırsız bir hasretin su seçimlerinde
eskiden kalma çatlamış toprak

üç vakte kadar tohuma duracak, sürtünmesinden
saydamla siyahın, rengahenk yırtılacak
mevsimlerin kesiştiği yer

tünebakan olarak değiştirilecek
günebakanın adı

A.Uğur Olgar

[ Denize Düşen Nehir , Sayfa.8 ] 

  
                  







Şiirler / AnaSayfa